Pek çok farklı gıda ürünü ve ilaçta bulunan düşük kalorili yapay bir tatlandırıcı olan aspartam, aspartik asit ve fenilalanin bileşenlerinden oluşur. Çoğunlukla hazır yiyecek ve içecekte, ısı gerektirmeyen tariflerde bulunan aspartam; piyasanın en popüler tatlandırıcıları arasında yer alır. Aspartam içeren ürünler farklı yaş grubundan bireylerin de günlük hayatta çok fazla kullandığı yiyecek ve içecekler olarak dikkat çeker.

Aspartam Nedir?

Aspartam Bileşenleri Nelerdir?

Son yıllarda dikkat çeken aspartam içeren ilaçlar, bileşenlerine göz atıldığı takdirde etkileri de kolayca ortaya konulabilecek yapıdadır. Aspartamın bileşenleri fenilalanin ve aspartik asittir. Fenilalanin, vücudun üretemediği ve gıdalarla alınan önemli bir amino asittir. Beyin kimyasallarını, hormonları ve vücut proteinlerini oluşturmak için kullanılan fenilalanin; et, balık, süt ürünleri, fındık ve yumurtada bulunur. Diğer bileşen olan aspartik asit ise tıpkı fenilalanin gibi vücutta doğal olarak bulunmayan bir amino asittir. Bakliyat, et, yumurta, somon ve kabuklu yemişlerde bulunan aspartik asit; sinir sisteminin normal işlevini desteklemek ve vücut hormonlarını oluşturmak için kullanılır. [1]

Aspartam ve Diyabet İlişkisi

Aspartam bulunan yiyecekler ve içecekler üzerinde çeşitli araştırmalar yürütülür. Kalori içermediği ve sofra şekerinden yaklaşık 200 kat daha tatlı olduğu için yaygın bir kanı olarak kilo kaybını teşvik ettiği düşünülür. Aspartam üzerinde yürütülen araştırmalar ise bu tatlandırıcının iştahı artırarak gıda tüketiminde artışı tetikleyebileceğini ortaya koyar. Ayrıca uzun süreli tatlandırıcı kullanımı, bağırsakta yaşayan bakteri dengesi ve çeşitliliğini bozabilecek bir duruma işaret eder. Bu bozulma ise tip 2 diyabet için risk olarak kabul edilen glukoz intoleransı ile sonuçlanabilir. [2]

Aspartam ve Kanser İlişkisi

Ücretsiz Kargo ve Hediye Ürün FırsatıSupplementler.com

Kanser başta olmak üzere pek çok hastalıkla Aspartam içeren tatlandırıcılar arasındaki ilişkiler günümüzde araştırılmaya devam etmektedir. FDA ve EFSA’nın araştırmaları, 2006 yılında aspartam tüketimi ile lenfoma ve lösemi gibi kanser türlerinin artışının ilişkilendirildiği bazı sonuçlar paylaştı. Yıllar boyunca düzenli olarak çalışma yapmayı sürdüren EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) araştırmacıları, 2013 yılında paylaştıkları son sonuçla birlikte kanser ve aspartam arasında doğrudan bir ilişki tespit edemediklerini belirttiler. Normal veya artan tatlandırıcı kullanımı ile kanser arasında, EFSA’nın raporuna göre herhangi bir bağlantı bulunmaz. [3]

YORUMLAR

LÜTFEN YORUMUNUZU GİRİNİZ
LÜTFEN ADINIZI GİRİNİZ